(5271 S. K. m. 33, 253, 254) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 35, 61, 116, 119, 141, 142, 143, 151) (765 S. K. m. 62, 493, 522, 523)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Uyarlama istemi üzerine verilen kararların temyizi olanaklı bulunduğundan, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.09.2005 gün ve 2005/1232 değişik iş sayılı hukuki değerden yoksun olan kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Cumhuriyet Savcılığı'ndan yazılı veya sözlü görüş alınmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMY.'nın 33. maddesine aykırı davranılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine göre temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- 5237 sayılı TCY.'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlü ve arkadaşlarının suç tarihinde geceleyin yakınan M.O.'ya ait işyerinin sağlam ve muhkem kapı kilitlerini kırarak içeri girdikten sonra hırsızlık yaptıkları, daha sonra aynı gece yakınan M.İ.'a ait işyerinin sağlam ve muhkem kapı kilitlerini kırarak içeri girdikten sonra bir kısım suça konu eşyaları aldıkları sırada pencereden sarkık vaziyette kaçmak isterlerken yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b. maddesinde belirtilen hırsızlık suçlarını oluşturacağı gözetilmeden aynı yasanın 142/2 d. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu kabul edilerek uygulama yapılması, ayrıca hükümlünün eyleminin 5237 sayılı yasada hırsızlık suçunun yanı sıra ayrı ayrı aynı yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesinde belirtilen birden fazla kişiyle geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükümlü hakkında uygulanan 765 Sayılı TCY.'nın yakınan M.'ya yönelik eylem için 493/1-son; yakınan M.'a yönelik eylem için aynı yasanın 493/1-son, 62, 522/1(pek fahiş), 523/1. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.'nın aynı suça uyan yakınan M.'ya yönelik eylem için 142/1-b, 143; 151/1; 116/2-4, 119/1 c; yakınan M.'a yönelik eylem için aynı yasanın 142/1-b, 35/2, 143; 151/1; 116/2-4, 119/1 c maddeleriyle 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.'nun 253 ve 254. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanması halinde 5237 sayılı Yasa, aksi halde ise uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Ş.Ş.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy