(5237 S. K. m. 150, 168) (765 S. K. m. 522)
Yağma suçundan sanık ve tutuklu Eşref ve Abdurrahman haklarında yapılan duruşma sonunda; kısmen beraatlarına ve kısmen mahkumiyetlerine ilişkin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılanlar vekili ve sanık Abdurrahman savunmanı ile duruşmalı olarak sanık Eşref savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 25.11.2006 tarihli tebliğname ile 19.01.2007 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
1988 doğumlu olan yakınan Hasan'ın, 23.06.2005 günlü oturumda şikayetçi ve davacı olmadığını bildirmiş olması nedeniyle davaya katılma hakkının ortadan kalkmış olduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 234. maddesi uyarınca görevlendirilen avukatın istemi üzerine 23.08.2005 günlü oturumda verilen katılma kararı da hukuki değerden yoksun bulunduğundan, adı geçen yakınan vekilinin temyiz isteğinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, sanık Eşref savunmanın duruşmalı inceleme isteğinin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince REDDİNE,
1- Sanıklar hakkında, yakınanlar Gökhan, Ferdi ve Ferdi'ye yönelik yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükmü ile yakınan Emrah'a yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanıkların, yakınanlar Gökhan, Ferdi ve Ferdi'nin cep telefonu isteyip ceplerini arayarak bir şey bulamadıkları için alamamaları biçimindeki kalkışma aşamasında kalan yağma eylemleri biçimindeki somut olaylarda, koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar Abdurrahman ve Eşref savunmanları ile katılan Emrah vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle haklarındaki eleştiri dışında usul ve kanuna uygun ve katılan Emrah'a yönelik eylem nedeniyle takdire de dayalı bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında, yakınanlar Hasan ve Selçuk'a yönelik yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeteri gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınanlardan 100 ve 200 YTL değerindeki cep telefonlarının yağmalanması biçimindeki somut olaylarda, koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması,
2- Yakınanlar Hasan ve Selçuk'un, 23.06.2005 günlü oturumda, zararlarının, sanıkların aileleri tarafından 20.06.2005 günü karşılandığını bildirmiş olmaları karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nin 168. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla 2. fıkrasındaki indirim hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Abdurrahman ve Eşref savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 14.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy