(5237 S. K. m. 50, 142, 168) (5275 S. K. m. 106) (5395 S. K. m. 23)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yakınana ait evin bahçesinden yapılan hırsızlık nedeniyle sanık hakkında zamanaşımı içinde konut dokunulmazlığını bozma suçundan soruşturma yapılması olanaklı kabul edilmiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakınanın evinin bahçesine bıraktığı motosikletinin direksiyon kilidini kırarak çalması biçimindeki eyleminin TCY.nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı madde ve fıkranın - e - bendi ile uygulama yapılması;
2- İnfazda duraksamaya yol açacak biçimde;
a) Sanık hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulup her birinden ayrı ayrı kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükmolunduktan sonra, mala zarar verme suçuna ilişkin hükmün sonunda, hırsızlık suçundan hükmolunan cezayı kapsayıp kapsamadığı belli olmayacak şekilde, hapis cezasının TCY.nın 50/1-b maddesinde öngörülen tedbire çevrilmesine karar verilmesi;
b) Hırsızlık suçuna konu zararın soruşturma evresinde, rızaen, tamamen iade ve tazmin edilmesinin TCY'nın 168/1. maddesi gereğince cezadan indirim nedeni olduğu, yasal bir indirim nedeninin aynı zamanda hapis cezasını tamamen ortadan kaldıracak şekilde tedbire dönüştürülmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma evresinde zararı tamamen ve rızaen tazmin eden sanık aleyhine sonuç doğuracağı gözetilmeden, anılan Yasanın 50/1-b maddesinin yazılı biçimde uygulanması;
Kabule göre de;
c) TCY.nın 50/1-b maddesinde öngörülen aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle zararın giderilmesi yöntemlerinden birinin olayın özelliğine göre hâkim tarafından tercih edilmesi gerektiği gözetilmeden, her üç yönteminde uygulanmasına karar verilmesi;
d) Suça konu motosiklete hasarlı bir biçimde el konularak yakınana iade edilmesi karşısında, giderilmesi gerekli zarar miktarının ne olduğu belirlenmeden yazılı biçimde karar verilmesi;
3- TCY.nın 50/3. maddesi uyarınca çocuklara hükmolunacak kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın, aynı maddenin birinci fıkrasında öngörülen tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olup ayrıca bu tedbirlerden adli para cezasının tercih edilmesi durumunda da 5275 sayılı CGİK'nun 106/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetildiğinde, 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin 6. fıkrasının çocuklar hakkında uygulanamayacağının düşünülmemesi;
4- Sanık hakkında 5395 sayılı ÇKK.nun 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Z. İ. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy