(5237 S. K. m. 168, 142) (5271 S. K. m. 322, 326) (5320 S. K. m. 8)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
TCK'nun 168/1. maddesi uyarınca, tamamlanmamış hırsızlık suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanaklı olmadığından, tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş,
Kamu kuruluşundan hırsızlık yapan sanıkların eylemlerinin, TCK'nun 142/1-a maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden, ayrı ayrı sorumlulukları yerine, dayanışmalı biçimde sorumluluklarına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar
savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından müteselsilen sözcüğü çıkarılıp yerine sebep oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 22.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy