(2709 S. K. m.40) (5271 S. K. m. 34. 231. 232) (5237 S. K. m. 53, 62, 116, 142, 143) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 52, 59, 81, 493)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şekli açıkça belirtilmediğinden hükümlü M.E.'in temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümlünün olay günü gece vakti yakınanın işyerinin kapısının kilidini kırmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCY.'nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
3- 5252 sayılı Yasa'nın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan, 765 sayılı TCK.'un 493/1, 522(pek fahiş), 59, 81/2-3. maddeleriyle, 5237 sayılı TCY.'nın 142/1-b, 143, 62, 53; 116/2-4, 53. maddeleri uyarınca, işyeri dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
4- 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi yönünden artırım, oranının tesbiti için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükümlü M. E.'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 28.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy