(5237 S. K. m. 53, 141, 145, 168) (765 S. K. m. 522)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1) Sanığın soruşturma aşamasında çaldığı eşyalardan bir kısmını rızasıyla yakınana iade ettiğinin anlaşılması karşısında, yakınana kısmi iadeyi kabul edip sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak neticesine göre 5237 Sayılı Kanunun 168/1 inci maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi,
2) 5237 Sayılı T.C.K.nın 145 inci maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 Sayılı T.C.K.nın 522 nci maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacıyla suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3) Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 Sayılı T.C.K.nin 53/1 inci maddesinin a, b, c, d, e bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy