(5275 S. K. m. 98, 99, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 62, 148, 149, 495) (5237 S. K. m. 35, 149) (5271 S. K. m. 150)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
(a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,
(b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
(c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlüler M. B.ve H. A.'ın aynı yöntemle 4 ayrı yakınana karşı birden fazla kişi, uyutucu ilaç vererek yağma suçlarını işledikleri, yakınanlardan S. Ç.'e karşı eylemin kalkışma aşamasında kaldığı, diğer üç yakınan A. K., A. N. ve V. C.'a karşı ise yağma eylemlerinin tamamlandığı, yakınan A. N.'a karşı eylemin aynı zamanda geceleyin gerçekleştirildiği sabit kabul edilerek Dairemizin 17.04.2001 gün ve 6693-6407 sayılı karan ile onanarak kesinleşmiş Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2000 gün ve 1997/74-343 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 495/1, 59, 8 yıl 4 ay hapis. 495/1, 59 8 yıl 4 ay hapis, 497/1, 59. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis, 495/1, 61, 59 2 yıl 9 ay 10 gün hapis olmak üzere toplam 30 yıl 23 ay 10 gün ağır hapis cezası ile hükümlendirildikleri, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun uyarlanması istenildiğinde ise cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkı kullanılarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yakınan A. K.'a karşı yağma eyleminde TCK.nun 148/1-3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, yakınan V. C.'a karşı yağma eyleminde TCK.nun 148/1-3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, yakınan A. N.'a karşı yağma eyleminde TCK.nun 149/1-h, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis, yakınan S. Ç.'e karşı yağmaya kalkışma eyleminde TCK.nun 148/1-3, 35/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan Yasanın önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, onanarak kesinleşen önceki hükümdeki toplam 30 Yıl 23 ay 10 gün hapis cezalarının miktar bakımından kazanılmış hak oluşturup uyarlama amaçlı yasanın yanlış yorumlanması sonucu infaz aşamasında ki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı ve hükümlüler M. B.ve H. A.'ın birlikte yakınanlar A. K. ve V. C.'a yönelik birden fazla kişiyle yağma suçunun iki kez 5237 sayılı TCK.nun 149/1-c maddesine uyduğu, yakınan A. N.'a yönelik geceleyin birden fazla kişiyle yağma eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 149/1-c, h maddesine uyduğu, yakınan S. Ç.'e yönelik birden fazla kişi ile yağma ya kalkışma eyleminin ise 5237 sayılı TCK.nun 149/1-c, 35/2. maddelerine uyduğu gözetilerek cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek, temel cezanın belirlenmesi için, duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken hükümlüler hakkında dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca ancak kesinleşmiş hükümlerde toplama kararı verilebileceği gözetilmeden yazılı biçimde toplama kararı verilmesi,
3- 5271 sayılı CMK.nun 150. maddesi uyarınca hükümlülere zorunlu savunman atanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler M. B.ve H. A.'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında yasanın yanlış yorumlanması suretiyle hükümlüler lehine yapılan uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine. 23.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy