(765 S. K. m. 52, 55, 491, 492, 493, 522) (5237 S. K. m. 7, 31, 116, 119, 142, 143, 145, 151) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.) (YCGK 11.07.2006 T. 2006/5-182 E. 2006/182 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
Somut olayın incelenmesine gelince:
Sanık K. K.'ın olay günü diğer sanıklar E.S. ve R.S. ile birlikte yakınanlara ait işyeri ve evlerden hırsızlık yaptığı sabit görülerek Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesi'nin temyiz edilmeden kesinleşen 08.08.1985 gün ve 1985/23-61 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.'nun 493/1-son, 522, 55/3, 492/1-son, 522, 55/3 (iki kez) 491/4-son, 522, 55/3, 647 sayılı yasa 4. (iki kez) maddeleri gereğince belirlenen 8 yıl 18 ay 20 gün hapis ve 96.000 TL adli para cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.'nın uyarlanması istendiğinde; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü yararına olduğu belirtilip, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;
1- 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra, konut (işyeri) dokunulmazlığını bozma suçu ile yakınanlar T. C. ve C.U.'a karşı eylemle ilgili mala zarar verme suçunu oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, 5395 sayılı Yasa'nın 24. maddesine göre, uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümlünün yakınanlar T. C., E. Ö., Ş. A.'a C. U. ve F. C.'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCY.'nın 493/1-son, 522, 55/3, 492/1-son, 52, 55/3, 492/1-son, 52, 55/3, 491/4-son, 522, 55/3, 647 sayılı yasa 4, 491/4-son, 522, 55/3, 647 sayılı yasa 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.'nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1, 31/3, 142/1-b, 143/1, 116/1-4, 119/1-c, 151/1, 31/3, 142/1-b, 143/1, 116/1-4, 119/1-c, 31/3, 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 31/3, 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 31/3. maddelerinin, 5395 sayılı Yasa'nın 24 ve 5271 sayılı CMK.'nun 253-254.maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddeleri ışığında ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak, yapılacak uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
3- 5237 sayılı TCK.'nun 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCK.'nun 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
4- Yakınanlar F. C. ve C. U.' a karşı hırsızlık suçunun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması ve aynı yakınanlarla ilgili 08.08.1985 tarihli hükmün sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
5- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinin değerlendirilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy