(5237 S. K. m. 7, 53, 62, 116, 141, 142, 143) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 5237 sayılı TCK.'nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.'nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip; 765 sayılı TCY. uyarınca sanık hakkında uygulanacak yasa maddeleriyle verilecek ceza denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, geceleyin yakınana ait konuta, balkonun açık kapısından girerek ateşli silah ve mermilerini çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.'nun 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasa'nın 116/1-4 maddesine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu düşünülerek, anılan suçtan ceza verilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Sanık savunmanının, hükmün tefhim olunduğu 28.12.2005 günlü oturumda, sanık yararına olan tüm hükümlerin uygulanmasını istemiş olması karşısında, 5237 sayılı TCY.'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir karar verilmemesi,
3-) Sanığın, TCY.'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M.K. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.'un 326/son maddesinin gözetilmesine 13.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy