(5237 S. K. m. 38, 53, 116, 119, 151, 168) (5271 S. K. m. 230, 326)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınana ait işyerine, işyerinin camını kırarak girip, hırsızlık suçunu gerçekleştiren sanıkların, 5237 sayılı TCK'nun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddesi gereğince işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da işlediğinin anlaşılması karşısında, bu suçlardan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 09.02.2006 yerine, 08.02.2006 olarak yanlış yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimintakdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli kararda Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşüne yer verilmeyerek, CMK'nun 230/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Oluş ve kabule göre; el ve işbirliği içinde sanıkların, hakkında uzlaşma nedeniyle takipsizlik kararı verilen E. H. ile birlikte, hırsızlık suçunu işledikleri ve koşulları bulunmadığı halde, sanıklar hakkında ayrıca 5237 TCK 38/2. maddesiyle cezada artırım yapılması,
3- Sanıkların yakınanın işyerinden aldıkları 60 TL paradan, 20.26 TL. sini 09.02.2006 tarihli tutanağa göre; sanık A. O. Y.'ın yakalandığında, üstünde çıkan bu paranın yakınana ait işyerinden hırsızlık sonucu diğer sanık tarafından alındığını, kendisine 20.26 TL paranın verildiğini söylemesi karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK'nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
5- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı biçimde müteselsilen tahsiline biçiminde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A. M. ve A. O. Y. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy