(5237 S. K. m. 7, 35, 53, 86, 142, 143, 150, 152) (5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 31, 33, 61, 495, 497, 522) (1412 S. K. m. 326) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK.'nun 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-) Sanığın gece vakti katılan PTT Genel Müdürlüğü Unkapanı Şubesi'nin bulunduğu binanın sağlam ve dayanıklı olduğu kabul edilen daraba demirlerinin bir kısmını çıkartıp, vitrin camını kırarak içeri girmek istediği sırada, camın kırılma sesini duyan tanıklar A. B. ve M. A. tarafından yakalanmaya çalışılması üzerine, kaçabilmek için tanıklara elindeki murçla saldırdığı ve koşarken bir çukura düşmesi sonucunda yakalandığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK.'nda dolaylı yağma suçuna yer verilmediğinden, sanığın eyleminin hırsızlığa kalkışma, işyeri dokunulmazlığını bozmaya kalkışma, mala zarar verme ve tanıkları ayrı ayrı yaralamaya kalkışma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-) Sanığın sübut bulan eylemine uyan 765 sayılı TCK.'nun 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1, 61, 31, 33. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun aynı suça uyan 142/1-a, 143/1, 35/2, 53, 116/2-4, 35, 53, 152/1-a, 53, 86/2, 86/3-e, 35/2, 53, 86/2, 86/3-e, 35/2, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.'nun 326/son, maddesi bakımından, 5237 sayılı TCK.'nun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-) Katılan kurum vekilinin 5.5.2004 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü maddi tazminat istemi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabule göre de:
4-) 5237 sayılı TCK.'nun 150/2. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCK.'nun 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
5-) Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK.'nun 53/1-2-3. maddesinde öngörülen ve düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan PTT Genel Müdürlüğü vekili ile sanık savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy