(5271 S. K. m. 196) (5237 S. K. m. 53, 150) (765 S. K. m. 522)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1) Yakınanın verdiği eşgal bilgileri ile etraftan duyduğu arap lakabının kolluk güçlerince araştırılması sonucu sanığın kimlik bilgilerinin tespit edilerek sanığa Bayrampaşa Kapalı Cezaevinde ulaşılarak buradan temin edilen fotoğraflardan çoklu ortam sağlanmaksızın yakınanca teşhis edildiği, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında herhangi bir yüzleştirme işlemi yapılmadığı gibi yakınanın verdiği eşgal bilgileri ile sanığın fiziki görünümünün uyup uymadığının da mahkemece tespit edilmediği, ayrıca sanığın savunmasında suç tarihinde anılan cezaevinde olduğunu belirtmesine rağmen bu husus da araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabul ve uygulamaya göre de,
a) Yüklenen suçun kanun maddesinde gösterilen alt sınırı gözetilmeden, gıyaben tutuklu sanığın istinabe yoluyla alınan savunması ile yetinilerek karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı Kanunun 196. maddesine aykırı davranılması,
b) 5237 Sayılı T.C.K.'nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 Sayılı T.C.K.'nun 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
c) Sanığın, T.C.K.'nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy