(5237 S. K. m. 37, 141, 142) (765 S. K. m. 493) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar C
O
ve S
E
. savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, sanıklar C
O
ve S
E
savunmanlarının duruşmalı temyiz inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK. nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, 765 sayılı TCY'nın 493. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kişisel beceri yoluyla hırsızlık suçunun, 5237 sayılı Yasada birebir karşılığının bulunmadığı, 5237 sayılı Yasanın 142. maddesinin 2 fıkrasının (b) bendinin 765 sayılı Yasanın 493/1.madde ve fıkrasındaki şahsi çeviklik suretiyle engelleri kaldırıp hane veya diğer yerlere girmek biçiminde işlenen hırsızlık suçunun karşılığı olmadığı, sanıkların Atatürk Hava Limanı C terminalinin arka kısmındaki terminalin eklentisi içinde bulunan Türk Hava Yollarına ait depoya, kişisel beceri gerektirecek şekilde tırmanıp içeri girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; anılan yasanın 142/2-B maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun elde veya üstte taşınan eşyanın özel beceri ile alınması durumunda uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Sanık C
Y
nin, diğer sanıklarla önceden verdikleri karar doğrultusunda, yaptıkları plan ve işbölümü gereği suça doğrudan katıldığı düşünülmeden, 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine yazılı biçimde karar verilmesi,
b- 5271 sayılı CMK. nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık C
O
ve savunmanı ile sanıklar C
Y
ve S
E
savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy