(5395 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 226, 264) (5237 S. K. m. 39)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: I- Sanık O. T. hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve 5271 sayılı CMK. nun 264/1. maddesi uyarınca sanık savunmanı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, 5271 Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II- İ. T. hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
1- Sanık ve arkadaşlarının davetli olmadıkları bir merasimin dağıldığını fark edip ilgililerin bindikleri aracın önünü kesip adettendir diye para (bahşiş) veya birkaç tane bira vermelerini istedikleri bu durumu görüp nişanlı ve/veya evlenen çiftin aracının yoluna devam etmesini dileyen ve bu kalabalığı dağıtmak isteyen tanıklar H. O., Ü. T.'in (sağdıç) bahşiş veya bira vermek istemediklerini bu olaya son vermelerini bildirmelerine rağmen sanıkların sırnaşıkça davranışlarını sürdürüp tartışmaya başladıkları, katılan B. K.'un duruma müdahale edip, sanık O. T.'ı kolundan tutup nişan/düğün aracının arka tarafına doğru götürdüğü sanık O. ile aralarında bir tartışmanın çıktığı, sanık O. T.'ın, katılan B.'ı bıçakla yaralayarak elinden kurtularak kaçtığı, katılanın olay sonrasında anılan beyanı, tanık anlatımları ve bununla örtüşen savunmaya karşın, katılan B. K.'un aşamalarda değişen anlatımları dikkate alındığında, katılan B.'ın beyanları arasındaki ve gereğinde olay tanıklarının anlatımları ile doğan aykırılıkları giderilip sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması.
2- Kabule göre de; sanık hakkında düzenlenen 10.10.2006 günlü iddianamede TCK. nun 39/1. maddesinin uygulanması istendiği ve Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki görüşünde sanığın beraatı yönünde görüş bildirdiği halde, anılan maddenin uygulanmaması yönünde ek savunma verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık İ. T. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy