(5395 S. K. m. 24) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise süjedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Süjeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Uzlaşma sucun kabulü anlamına gelmez. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, 12.08.2006 tarihli oturumda mahkemece uzlaşmanın mahiyeti ve sonuçları sanığa anlatılmadan uzlaşma teklifinde bulunulduğu, sanığın üzerime atılı suçu kabul etmiyorum şeklindeki cevabının suçlamayı reddettiği yönünde değerlendirilerek, uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 08.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy