(5271 S. K. m. 170, 174, 253, 309)
Dava: Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan şüpheliler haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.11.2006 tarihli ve 2006/5523-1496 sayılı iddianamenin, müştekinin malı talebi olmaksızın şikayetinden vazgeçmiş bulunmasına 18 yaşından küçük şüphelilerin suçlarını kabul etmiş bulunmalarına rağmen usulen uzlaşma hükümleri uygulanmadığı, iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2006 tarihli ve 2006/483 iddianamenin değerlendirilmesi sayılı kararına itirazın reddine ilişkin, Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2006 tarihli ve 2006/1133 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.02.2007 gün ve 6330 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının gün 01.03.2007 ve KYB. 30163 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.03.2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1-c maddesi Ön ödeme veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. hükmünü içermekte ise de, aynı Kanun'un 253/1. maddesi Cumhuriyet Savcısı, yapılan soruşturma durumuna göre, kanunun uzlaşma yapılabilmesi olanağını verdiği hallerde, faili bu Kanun'un öngördüğü usullere göre davet ederek suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediğini sorar. hükmünden dolayı soruşturma aşamasında şüphelilere Cumhuriyet Savcılığınca uzlaşma teklif edildiği ancak şüphelilerin Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş oldukları ifadelerinde uzlaşmayı kabul etmediklerini beyan etmiş bulunmaları karşısında, şüphelilerin uzlaşmaya zorlanmayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
Karar: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;
5271 sayılı CMK. nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Yasanın 174/1-c maddesi Ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir hükmünü içermekte ise de anılan Kanunun 253/1. maddesi Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması halinde, Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlı kolluk görevlisi, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur hükmünü içerdiği, dosya içeriğine göre de, şüphelilere Cumhuriyet savcısının uzlaşma teklifinde bulunduğu ancak şüphelilerin uzlaşmak istemediklerini açıkça belirttikleri, tarafların uzlaşmaya zorlanamayacağı, uzlaşma ve şikayetten vazgeçmenin farklı müesseseler olduğu, yakınanın sanıklardan şikayetçi olmamasının ise uzlaşmanın gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından,
Sonuç: Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2006 gün ve 2006/1133 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2006 günlü iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına, Mahkemece yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 23.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy