(2709 S. K. m. 40) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 81, 493, 522) (5237 S. K. m. 116, 142, 143, 151)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyize konu olan kararın yerel mahkemenin 24.04.2007 günlü ek kararı olduğu ve bu kararın mahkemece duruşma açılarak verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Hükümlü İ. Y. yüzüne karşı verilen hükme karşı yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmamış ise de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2 nci maddesinde, 4709 sayılı Yasanın 16 ncı maddesiyle 03.10.2001 günü yapılan değişiklikte, Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. biçimindeki düzenleme gözetilerek ve hükmün bu tarihten sonra verilmiş olması ve anılan hükümde yasa yolları, ... 7 gün içinde Yargıtay'da temyizi kabil şeklinde belirtilmek suretiyle, temyiz merci-i, yasa yoluna başvuru süresi ve ne zaman başlayacağı, nereye ve ne biçimde başvurulacağının gösterilmemesi nedeniyle eksik olup, adı geçen hükümlünün 07.05.2007 günlü temyizinin, anılan 24.04.2007 günlü karara yönelik ve açıklanan nedenle süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine dair 05.07.2007 günlü ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların geceleyin saat 01.00 sıralarında yakınana ait ahırın duvarını levye demiriyle delerek içeri girip buradan 4 adet ineği kamyona yükleyip götürmeleri şeklinde gerçekleşen sanıkların eylemlerine uyan, 765 sayılı TCK'un 493/1-son, 522 (pek fahiş), 81/1-2-3 üncü maddeleriyle, 5237 sayılı TCK'nun 142/2-g, 143, 151/1 inci maddeleri uyarınca, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşullarının oluşmaması da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Hükümlü A. G. yönünden yapılan uygulamada hayvan barınağı olarak kullanılan ahırın konut veya işyeri sayılamayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK.nun 116/4 maddesiyle uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler İ. Y., A. G. ve M. K.'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy