(5237 S. K. m. 50, 116)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıkların yakınana ait evin kapı kilidini kırarak içeri girip 2300 YTL değerindeki altın ve elektronik eşyayı almaları şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı TCK'nun 116/2-4. maddesi gereğince konut dokunulmazlığını bozma suçunun da işlediğinin anlaşılması karşısında, bu suçtan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük sanık hakkında tayin olunan kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın infaz kurumunda çektirilmesinin doğurduğu sakıncalar nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 50/3. maddesinin 1. fıkrası bentlerindeki ceza yaptırımına alternatif ve onun yerine geçecek seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olup, ceza yaptırımına alternatif tedbir usulüne uygun olarak yerine getirildiğinde de ceza mahkumiyetinin infaz edilemeyeceği ve tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkacağı dikkate alındığında; mahkemenin tercih ve takdirini yaparken de suçlunun kişiliği, ekonomik, sosyal ve kültürel yapısı, duyduğu pişmanlık ile suçun işlenmesindeki özellikler araştırılıp tutanaklara yansıtıldıktan sonra, suçun işlenmesine zemin hazırlayan, kaynaklık eden ve özetle sanığı suça yönelten etkinlik ve çevreden uzaklaşmasını sağlayarak ve topluma kazandırılması açısından ona en uygun ve yerine getirilmesinde duraksama yaratmayacak, ceza yaptırımı yerine geçebilecek nitelikte bir seçenek yaptırıma hükmetmesi gerektiği dikkate alınmadan denetime olanak vermeyen ve infazda duraksamalara neden olacak biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy