(5237 S. K. m. 119, 168) (5275 S. K. m. 107)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık M.A.T'ın 2.01.2010 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçmesi karşısında, sanık A. A.'un temyiz itirazlarına yönelik olarak yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden çok kişi tarafından birlikte geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 119/1-c maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 107/15. maddesine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına ilk hükmü veren mahkemenin yetkili olduğu gözetilmeden, hükmü veren mahkemeye ihbar edilmesi yerine kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.A.'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5275 sayılı Yasanın 107/12. maddesine göre koşullu salıverilme kararının kaldırılmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine 5275 sayılı Yasanın 107/15. maddesine göre koşullu salıverilme kararının kaldırılması için hüküm kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Düzeltilerek ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ve diğer arkadaşı M.A.T'nın yakınana yönelik işledikleri hırsızlık suçundan sonra kuşku üzerine yakalanmaları sonucunda, suçu işledikleri yeri söyleyerek, araçlarında ele geçirilen sigaralardan bir kısmını iade ettiklerinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5275 sayılı Yasanın 107/15. maddesine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına ilk hükmü veren mahkemenin yetkili olduğu gözetilmeden, hükmü veren mahkemeye ihbar edilmesi yerine kaldırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A.A.'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1 nolu bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık M.A.T.'nın CMUK. 325 maddesi gereğince gereğinde yararlandırılmasına, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy