(5237 S. K. m. 7, 53, 142, 151) (765 S. K. m. 81, 493) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Karar: Hükümlünün yokluğunda verilen kararda, yasa yolu bildirimi; tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere şeklinde olup, kararda yasa yoluna başvurma şeklinin ve merciinin gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca, hükümlünün 19/02/2008 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Şikayeti devam eden yakınana ait aracın camı kırılarak gerekleştirilen eylemin, hırsızlık suçunun yanı sıra, 5237 sayılı TCK'nun 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53/1. Maddesindeki yoksunluklara karar verilmemesi,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın, 493/1, 81/2;
5237 sayılı TCY'nın 142/1-b, 151/1 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, mala zarar verme suçuyla ilgili 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254. maddelerindeki uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması;
4- Hükümlünün eylemine uyan 765 Sayılı TCY'nın, 493/1, 81/2; maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 142/1-b, 151/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, her iki Yasa hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması sonucu 5237 sayılı TCK hükümlerinin hükümlü lehine olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü İ. C.'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak bozulmasına, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 20.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy