(5237 S. K. m. 148, 168)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık HS savunmanı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; tayin edilen günde sanık ve savunmanın duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla, adı geçen sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanıklar MY, HS ve RÇ tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar MY, HS ve RÇ hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yakmanın başvurusu sonucu kuşku üzerine sanık MY yakalanınca suçu işlediğini kabul edip yağmaladığı telefonun evinde olduğunu söyleyerek isteğiyle kolluğa teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakmandan rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/3-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, kararlaştırıldı.
2- Sanıklar ŞB ve MB hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Sanıkların aşamalarda yüklenen suçu kabul etmemeleri, 20.12.2005 tarihli tutanak ile yakmanın 7 kişi arasında kendisine gösterilen sanıklar MB ve ŞB'yi teşhis edememesi, Cumhuriyet Savcılığı ve Mahkemedeki anlatımında da sanıkların yüzlerinin karanlık olması nedeniyle net göremediğini, sadece fiziksel olarak benzettiğini, teşhis yapamadığını belirlemesi karşısında; sanık MY'nin suçu MB ve ŞB ile birlikte işlediklerine ilişkin sonradan değiştirdiği kolluk ve sorguda verdiği ifadesindeki soyut suç atması dışında, sanıkların yakınana işlenen suçuna katıldıklarına ilişkin cezalandırmalarını gerektirir yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından beraatları yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine hükmedilmesi, bozmayı gerektirmiş, sanıklar MY, ŞB, RÇ ve HS savunmaları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy