(5237 S. K. m. 142, 168) (5271 S. K. m. 253, 254)
1) Sanık M.'nun işyeri dışında sokakta park halindeki araç içerisinde yakalandığı, tüm aşamalarda da işyeri içerisine girmediğini savunması ve işyerinin içerisine girdiğine ilişkin de kanıt bulunmaması karşısında;
5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesinde belirtilen, kilitlenmek suretiyle bina ve eklentilerinde muhafaza altına alınan eşyanın çalınması için, işyeri veya konuta girilmesi eyleminin hırsızlık suçundan ayrı ve bağımsız bir suç oluşturduğu, anılan maddedeki suçun işlenmesi için bina veya eklentisine girilmesinin zorunlu olmadığı, bu nedenle hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla bina veya eklentisine girilmesi eyleminin hırsızlık suçunun içinde eriyen unsur olarak kabul edilemeyeceği, hırsızlık suçlarında her bir sanığın işlemiş olduğu eylemden sorumlu olacağı gözetilmeden, sanığın işyerine girmeyip dışarıda gözcü olarak beklediği kabul edildiği halde, ayrıca işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan da cezalandırılması,
2) Yakınanın, 25.04.2007 tarihli oturumda işyerinin kırılan camlarını taktırdığını, ancak sanıkların yakınları tarafından cam parası ödenmek suretiyle zararının giderildiğini ifade etmesi karşısında; zararın giderildiği tarih duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp saptandıktan sonra, sonucuna göre sanık hakkında mala zarar verme suçu bakımından 5237 sayılı TCY'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
3) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253/1. maddesi gözetildiğinde, sanığın işlemiş olduğu iddia edilen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; taraflar arasında öncelikle 5271 sayılı CMK. nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine yargılamaya devam olunarak sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, taraflara uzlaşmayı kabul edip etmedikleri de sorulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Kabul ve uygulamaya göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi uyarınca, yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy