(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 53, 62, 116, 142, 151, 168) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 493) (YCGK. 13.05.2008 T. 2008/10-101 E. 2008/113 K.) (YCGK. 18.03.2008 T. 2008/9-7 E. 2008/56 K.)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, 19.06.2007 günlü ve sanığın kendisinden haberdar olmadığı zorunlu savunman Av. Nuri Eryıldız'ın yüzüne karşı verilen hükmü, sanığın kararı öğrendiği 14.03.2008 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek,
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14 üncü maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-26.01.2007 tarihli bilirkişi raporunda hırsızlığa konu eşyaların olay tarihindeki piyasa değerinin 1080 TL. olduğunun bildirilmesi karşısında; suç tarihindeki ekonomik koşullara ve paranın satınalma gücüne göre bu değerin normal yerine hafif kabul edilerek 765 sayılı TCK.nın 522/1 inci maddesiyle cezadan indirim yapılması
2- Sanık M. D.'nın şüphe üzerine kolluk tarafından yakalandığında yakınanın evinden çaldığı toplam 1080 TL. değerinde elektronik eşyadan 610 TL. değerinde bulunan kısmını sattığı yeri göstererek bunun yakınana iadesini sağlayıp kendisinin zararını kısmen karşıladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4 üncü maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, 59/2 nci maddesiyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 168/1-4 (rıza göstermesi halinde) 62/1, 53/1, 151/1, 62/1, 53/1, 116/1, 62/1, 53/1 inci maddeleri uyarınca her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasanın yapılacak uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. D.'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 02.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy