(2709 S. K. m. 168) (3213 S. K. m. 2, 4, 12) (765 S. K. m. 491) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- T.C Anayasasının 168 ve 3213 sayılı Maden Kanununun 4. maddesinde Madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunun belirtildiği, 3213 sayılı Yasanın 05.06.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5177 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 2-a maddesinde İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakılın maden olarak kabul edildiği, anılan Yasanın aynı Yasa ile değişik 12/5. maddesine göre de, Bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanığın 3213 sayılı Maden Kanununda değişiklik yapan 5177 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki bir tarihte, Keban Baraj Gölü kıyısından izinsiz olarak kum almak eyleminin, 765 sayılı TCY'nın 491/1. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCY'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca denetime olanak sağlayacak şekilde bir bütün halinde uygulama yapılarak, lehe olan yasanın belirlenip uygulanması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy