(5237 S. K. m. 116, 119, 141, 142, 151) (765 S. K. m. 493)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın suç ortakları ile birlikte yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanaklı olduğu belirlenen kapısının kilidini sert bir cisim ile zorlamak suretiyle kırıp içeri girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıt bulunmadığı gözetilmeden, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddelerinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınmanın devam ettiği de gözetilerek, 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu dikkate alınmadan bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanık N. K.'in, diğer sanıklarla önceden verdikleri karar doğrultusunda yaptıkları işbölümü gereği, suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine anılan Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
b- 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi ve hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCY'nın 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık N. K. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy