(5237 S. K. m. 116, 141, 142, 143) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın Ekim ayı içerisinde yakınana yönelik işlemiş olduğu 2. ve 3. olaylardaki yağma suçlarında kurulan hükümde; sanığın yakınana karşı yüklenen yağma suçlarını işlediğine ilişkin yakınanın soyut anlatımı dışında cezalandırılmasını gerektirir yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından her iki yağma suçundan beraatı yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine hükmedilmesi,
2- Sanığın yakınana yönelik işlemiş olduğu 1. olaydaki dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde; sanığın kadın ayarlayacağını söyleyerek yakınanla samimiyet kurduktan sonra, görüşme yapacağını belirtip yakınandan cep telefonunu aldığı, gece saat 21.00 sıralarında polis olduğunu ve emniyete götüreceğini söyleyerek yakınanın üzerini aradığı ve 50 TL. parasını daha aldığı, karakola gitmek üzere ilçe merkezine doğru yürümektelerken, sanığın, oturdukları yerde cüzdanını düşürdüğünü, alıp geri geleceğini söyleyerek üzerinde bulunan para ve cep telefonu ile kaçtığı, ancak yakınanın hileli davranışlarla aldanması sonucu zilyetliği devir iradesi bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığının eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK. nun 141/1 ve 143/1. maddeleri ile uygulama yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın yakınana yönelik işlemiş olduğu 4. olaydaki yağma suçundan kurulan hükümde; sanığın, geceyi birlikte geçirdiği yakınanın evinden sabah ayrılırken, akşam vermek üzere evin kapı anahtarını yakınandan aldıktan sonra, gündüz saatlerinde kapıyı açıp eve girerek televizyon ve uydu alıcısını çaldığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK. nun 116/1 ve 142/1-b maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlık suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde yağma suçundan hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A. Y. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy