(5237 S. K. m. 149, 150, 168) (765 S. K. m. 522)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklar savunmanının temyiz isteminin, tüm sanıkların yakınan T. K. ve sanıklar S. G. ile H. S.'nin yakınan M. E. D.'ye yönelik eylemlerinden dolayı kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Sanıklar S. G. ile H. S.'nin yakınan M. E. D.'ye yönelik eylemlerinde; 5237 sayılı TCY.'nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCK.'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değer azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, değer olarak gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
2-) Sanıkların, yakınanlara yönelik saat 17.00 sıralarında gerçekleştirdikleri yağma olayından sonra, saat 19.00 sıralarında, henüz yakınanların başvurusu olmadan kuşku üzerine yakalanmaları sonucu suçlarını kabul edip, üzerlerinde çıkan para ve telefonu yakınanlardan yağmaladıklarını söyleyerek teslim etmeleri ve emniyete çağrılan yakınan M.'dan yağmalanan 5 TL.'lik paranın tamamı, yakınan T.'ten yağmalanan 24 TL.'lik paranın 22,05 TL.'lik kısmı ile cep telefonunun iade edildiğinin anlaşılması karşısında; yakınan M.'ya yönelik eylem için sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.'nun 168/1-3.maddesinin uygulanması gerektiği, yakınan T.'e de kısmi iade nedeniyle sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmalarına rıza gösterip göstermediği sorulduktan sonra haklarında 5237 sayılı TCK.'nun 168/1-3-4.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S. G., H. S. ve Y. B. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar S. G. ile H. S.'nin yakınan M. E. D.'ye yönelik eylemlerinden kurulan hüküm açısından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy