(5271 S. K. m. 231) (647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklar S. O. ve K. Ç.'la ilgili her hangi bir temyiz yasa yolu başvurusu bulunmadığından, sanık İ. D. ve hükümlü O. Ç. hakkındaki hükümle sınırlı incelemede;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık İ. D. hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık İ. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık İ. hakkında hükmolunan para cezasının 647 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince taksitlendirilmesine karar verilirken taksit aralıkları gösterilmeden, infaz sırasında tereddüt oluşturacak şekilde, iki yıl içinde sekiz eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi,
2- 4786 Sayılı Yasa suç tarihinde yürürlükte olmadığı ve aynı Yasa ile 647 sayılı Yasanın 5. maddesine eklenen 5. fıkra hükmüyle getirilen gecikme zammının 647 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada öngörülmediği halde, ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 765 sayılı TCK'nun 2. maddesine aykırı davranılması,
3- 29.12.2003 günlü kararın sanık İ. D. tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi iadesine karar verildiği ve Mahkemece 12.04.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; sanık O. Ç. hakkındaki temyizsiz kesinleşen hükümle ilgili sonradan yürürlüğe giren Yasanın değerlendirilmesi için yapılan uyarlama yargılaması ile genel yargılama, farklı olduğundan birlikte görülemeyecekleri ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü O. Ç. hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İ. D. ile hükümlü O. Ç. savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlü O. ile ilgili olarak diğer yönleri incelenmeyen kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy