(2709 S. K. m. 174) (5271 S. K. m. 142, 185, 223, 231) (5237 S. K. m. 50, 51)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklar 18 yaşını doldurmadığı halde, 5271 Sayılı C.M.K.nın 185. maddesine aykırı olarak, oturumun gizli yerine açık yapılması, hükmün de kapalı yerine açık tefhim edilmesi, giderilmesi olanaklı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıkların olay günü mağdura ait park halindeki aracın kapısını zorlamak suretiyle açıp, düz kontak yapmak suretiyle çaldıklarının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-b yerine, aynı Kanunun 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması,
2) Suçu işlediği tarihte 18 yaşını tamamlamamış olan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın, 5237 Sayılı T.C.K.nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
3)19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasayla değişik Çocuk Koruma Kanunu nun 23. maddesi yollaması ile suç tarihi itibariyle uygulama alanı bulan 5271 Sayılı T.C.K.nın 5728 Sayılı yasayla değişik 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanması kurumu doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
1) Suça dair koşullar.
a) Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b) Suçun, Anayasa'nın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
2) Sanığa dair koşullar,
a) Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 Sayılı C.M.K.nın 223/9. fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir)
c) Mahkemece sanığın kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Bu koşullar bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
Ayrıca 5237 Sayılı T.C.K.nın 50 ve 51. Maddeleriyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 231. maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir. Bu sebeple önce 5271 Sayılı C.M.K.nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine dair 5237 Sayılı T.C.K.nın 50 ve 51. maddeleri yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.
Somut olaya gelince sabıkaları bulunmayan tüm aşamalarda üzerlerine atılı suçu kabul edip suç sonrası davranışları ile de yardımcı olan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hareketi de bulunmayan sanıklar hakkında, yakınanın kovuşturma aşamasında Herhangi bir zararının olmadığını, sadece gazı kullandıklarını beyan ettiği, ancak zaten soruşturma aşamasında Araçta gaz olmadığı için sanıkların ilk benzinliğe girdiğini düşünerek benzinliğin güvenlik kamerasına baktığını ve sanıkları araca gaz alırken gördüğünü söylediği de dikkate alındığında, yakınanın zararının ne olduğu belirlendikten sonra, kabul edilen zararı giderip gidermeyecekleri sanıklardan sorulup zararı giderme olanağı tanınmadan, Müşteki zararının suçtan önceki hale iade veya tamamen tazmin edilmesi şartının gerçekleşmemesi gerekçe gösterilerek, somut olayla örtüşmeyen ve 5271 Sayılı C.M.K.nın 231. maddesinde yer alan Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinde, sanıklar yönünden Kanunun öngördüğü objektif ve subjektif koşulları değerlendirmeden, 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/5-14. madde ve fıkralarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy