(5237 S. K. m. 7, 31, 51, 62, 116, 119, 141, 142, 143, 168) (765 S. K. m. 55, 59, 493, 522) (647 S. K. m. 6) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK. nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK. nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesindeki işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanığın, çaldığı güvercinlerin yerini göstererek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, yakınanın sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK. nun 168/4. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 493/1, 522/1, 55/3, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/4 (rıza gösterilmesi halinde), 31/3, 62/1, 51; 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62/1, 51; 151/1, 31/3, 62/1, 51. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; ertelenmenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde 765 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy