(5237 S. K. m. 116, 141, 142, 151) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanığın suçlamayı kabul etmediği, arşivde bulunan parmak izi sicil raporunda sanığın adının yanında M. B. adına da yer verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın parmak izleri aldırılıp olay yerinden elde edilen parmak izi ile karşılaştırması yaptırılarak, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, yakınana ait eve, giriş kapısı kilidini kırarak girip hırsızlık suçunu işlediğinin kabulü karşısında; yakınanın şikayetçi olması da gözetildiğinde, eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda uygulama yapılmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık R. K.'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 20.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy