(5271 S. K. m. 231, 326) (5237 S. K. m. 34, 53)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık İ. G. hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında, yakınanlar B. D. ve H. Ş.'e karşı geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan, yine yakınanlar N. M. ve İ. Y.'ye karşı ise gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
TCK.nın 34/2. maddesi uyarınca iradi olarak alınan uyuşturucunun, kişinin cezai ehliyetini kaldırmayacağından, dosya arasına UYAP ortamından alınan sanık A. Ö.'e ilişkin adli sicil kaydı ve nüfus kaydı dikkate alındığında suç tarihi itibariyle sanığın sabıkasız olduğundan, tebliğnamedeki düşünceler benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, her bir yakınana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak uygulama maddeleri ayrı ayrı gösterilip denetime olanak sağlayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, toplu uygulama yapılması suretiyle CMK.nun 232. maddesine aykırı davranılması,
2- Suç tarihinde güneşin 05.54'de doğduğu, gece vaktinin 04.54' de bittiğinin anlaşılması karşısında sanıkların yakınanlar B. D. ve H. Ş.'e karşı eylemlerinin geceleyin işlendiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama sonucu eksik ceza verilmesi,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY'nın 53/1. maddesinin a,b,c,d,e bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
5- Sanıklar A. Ö. ve N. E.'ın yakınanlar H., N. ve İ.'e yönelik eylemleri ile ilgili olarak hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar İ. G., A. Ö. ve N. E. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy