(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 492, 493, 522) (5237 S. K. m. 7, 53, 116, 141, 142, 143)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: I-) Sanık S. B. yönünden yapılan temyiz incelemesinde:
Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin savunması ve diğer sanığın kovuşturma ve sorgu evresinde geri aldığı, kollukta suç atma şeklindeki anlatımından başka, her türlü kuşkudan uzak, duraksamaya yer vermeyen, hukuken geçerli, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı yerine yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
II-) Sanık C. K. yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-) Tanık S. O.'ın, yakınana ait işyerinden dört kişinin gece sayılan zamanda hırsızlık yaptığını bildirmesi ve 29.01.2003 günlü keşif sonucu hazırlanan bilirkişi düşüncesine göre de, hırsızlığın yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı olmayan penceresinden girilmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan karşılaştırmada, eylemin 765 sayılı TCY'nın 492/1-son. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, anılan yasanın 493/1- son maddesine uyduğunun kabul edilmesi,
3-) 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY'nın 492/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY'nın 116/2-4, 119/1 c. maddesinde belirtilen birden fazla kişiye geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması,
4-) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.'nun 492/1-son, 522/1. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 116/2-4, 119/1-c. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmemesi,
5-) Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş olması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S. B. ve C. K. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy