(5237 S. K. m. 116, 141, 168) (5560 S. K. m. 25) (5271 S. K. m. 231, 253, 254, 326) (5395 S. K. m. 23) (5728 S. K. m. 562)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kuşku üzerine yakalanan sanıkların, suçlarını ikrar edip hırsızlık yaptıkları yeri göstererek henüz müracaatı bulunmayan yakınana iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında; haklarında TCK. nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulmaması,
3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük ve sabıkasız olan sanıklar M. Ş. ve A. oğlu Ö. Ş. hakkında 5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
4- Hükümden sonra 8.2.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değiştirilen 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14. maddesi uyarınca sanık A.'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A., M., Ö. ve Ö. Ş. savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy