(5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Hırsızlık malı kullanmak suçundan şüpheli Bülent Akbalık hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/11/2007 tarihli ve 2007/8785(27) soruşturma, 2007/19584-11722 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/12/2007 tarihli ve 2007/791 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2007 tarihli ve 2007/524 değişik is sayılı kararına karsı Adalet Bakanlığının 06/02/2008 gün ve 7474 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 03/03/2008 gün ve KYB.2008035155 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 07/03/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
Dosya kapsamına göre, telefonun faturasında İMEI numarası 359177003668798 olmasına karsın İMEI numarası 35917700668790 olan telefonu kullanan 0 538 6549728 numaralı telefon sahibi hakkında dava açılması, şüpheli savunmasında söz konusu telefonun kendisine ait olmadığını belirttiği hâlde belge asılları getirtilerek yazı ve imzaların, şüpheliye ait olup olmadığı hususunda rapor alınmaması, şüphelinin telefon aboneliği için Diyarbakır, savunmasında Adıyaman adresini vermiş olmasına karşın davanın Adana'da açılması, şüphelinin nüfus ve sabıka kayıtlarının getirilmemesi nedenlerinden dolayı iddianamenin iadesine, keza itirazın reddine dair karar verilmiş ise de,
Teknik nedenlerden dolayı söz konusu telefon hattına ait imei numarasının son rakamının her zaman 0 çıkacak olduğu dikkate alınmaksızın,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında yazı ve imzaların şüpheliye ait olup olmadığı hususlarında rapor alınması konusu yer almadığı gibi, şüphelinin savunmasının da dosya kapsamında bulunmadığı cihetle, başka bir şahsın savunması değerlendirilerek, davanın Adana'da açılamayacağına yönelik karar verildiği nazara alınmaksızın,
Yine iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin nüfus ve adli sicil kayıtlarının iddianameye eklenmemesi hususlarının yer almadığı, bu hususun yargılama aşamasında mahkemesince de araştırılabileceği gözetilmeksizin,
İtirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK. Nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;
5271 sayılı CMK'nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, buna göre şüphelinin nüfus ve sabıka kaydının soruşturma evrakına eklenmemesinin ve şüphelinin bilinen adresinde araştırıldığı halde bulunamadığından ifadesinin alınamamış olmasının iddianamenin iadesi nedenleri arasında öngörülmediği ve kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıtlar olduğunun anlaşılması karşısında, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2007 gün ve 2007/ 524 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK. Nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2007 günlü iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına, Mahkemece yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 26.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy