(5271 S. K. m. 170, 225, 226) (5237 S. K. m. 43, 53, 142, 245)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.02.2008 tarihli görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5271 sayılı CMK.nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi ek iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusu dışına çıkılarak sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması suretiyle aynı Yasanın 225/1 inci maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın suç tarihinde belirlenemeyen zaman diliminde aynı fabrikada çalıştığı yakınıcıya ait asılı elbisesinde bulanan cüzdanın içindeki kredi kartını çalarak 3 farklı iş yerinden toplamda 700 TL alış veriş yaptığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 245/1, 43/1 maddesinin yanı sıra, aynı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu da oluşturduğunun gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın, TCK'nın 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 1 inci fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına; aynı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık F. A. savunmanı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy