(5237 S. K. m. 58, 143, 157)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle: başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbeslik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Kalp krizi geçirdiği için çevredeki vatandaşların yardımı ile hastane ye kaldırılan R. Ç. acil serviste tıbbi müdahale yapılırken, adı geçen hastanın bilinç kaybı halinde olup ve hasta yakınlarının o sırada hazır bulunmaması nedeniyle suça konu cep telefon ile birlikte diğer eşyalarının bir torbaya konularak hastane görevlilerine teslim edildikten sonra, olay yerine gelen sanığın, hastanın eşyalarını da elinde bulunduran hastane görevlisi tanık K. G.'e ben o hastanın yakınıyım, cep telefonunu verin de çocuklarına haber vereyim dediği, adı geçen tanığın hastaya müdahale eden doktorun bu konuda onayını aldıktan sonra telefonu sanığa verdiği ve sanığın telefonla konuşarak dışarı çıkıp olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; olay sırasında hasta R. Ç.'in telefonuna geçici süre ile elmen (zilyet) konumunda bulunan hastane görevlisine kişiler arasında var olması gereken iyi niyet ve güveni ihlal edici irade serbestisini etkileyerek irade özgürlüğünü sakatlayan hileli ve yanıltıcı davranışlar ile suça konu telefonu ele geçiren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden cezanın en üst oranda arttırılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, M. Ü. E. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 02.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy