(5237 S. K. m. 37, 116, 119, 151)
Dava: I- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık B. Y.'ın, yakınanın evine giren diğer sanıkların eylemine gözcü olarak doğrudan katıldığı gözetilmeden; hakkında 5237 sayılı TCK.nun 116/1, 119/1-c maddeleri gereğince konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
..
Bozmayı gerektirmiş, sanık M. T. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık R. K.'ın diğer sanıklar ile önceden hırsızlık yapmak amacıyla verdikleri karar doğrultusunda suça konu evlerin olduğu yere birlikte geldikleri, sanığın her iki suça gözcü olarak doğrudan katıldığı, diğer sanıkların ise konutlara girdikleri ve yakınan U.'a ait telefonun sanık üzerinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında her iki yakınan yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyeti yerine, yazılı biçimde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, BOZULMASINA, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık S. D.'un, diğer sanık İ. A.'in yakınana ait evin pencere camını kırıp içeri girmek suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık suçuna gözcü olarak doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK. nun 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Sanık İ. A.'in, diğer sanık S. D. ile birlikte yakınanın evinde hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ONANMASINA, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
II- Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde:
Cumhuriyet Savcısının 15.09.2009 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin başlığında Mala zarar vermek suçu açısından sanık aleyhine temyiz ifadesini yazmak suretiyle, temyiz istemini sadece bu suç için kurulan beraat hükmüne yönelik olarak ileri sürdüğü, dilekçenin içeriğindeki temyiz nedenlerinin de anılan suçla sınırlı olduğu ve hırsızlık suçundan kurulan hükme karşı temyiz isteminin bulunmadığı kabul edilerek, mala zarar vermek suçu için kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede:
Sanık T. G.'in, savunmanı yanında kolluk görevlileri ve Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan ifadelerinde, tutuklanma istemi üzerine çıkarıldığı sulh ceza hakimi önündeki sorgusunda; yaşlarının küçük olması nedeniyle soruşturma dosyası ayrılan diğer sanıklara olayda kullanılmak üzere tornavida temin ettiğini, daha sonra katılana ait otomobilin yanına birlikte geldiklerini, kendisinin gözcülük yaptığını, diğer faillerden Ö. S.'nün tornavidayı anahtar gibi kullanarak kilitli kapıyı açtığını, direksiyon altındaki muhafazalı bölümü kırıp kabloları kestiğini, sonra otomobili birlikte iterek çalıştırmaya uğraştıklarını, çalıştıramayınca, Ö.'in otomobilin içindeki teybi çaldığını, bu sırada çevredeki binalardan birinde ışık yanınca, birlikte kaçtıklarını belirtmiş ve mahkemece de somut olay bu şekilde kabul edilmiş olduğuna göre; sanık T. G.'in el ve işbirliği içinde eylemin bütününe katıldığı, hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar vermek suçuna da gözcülük yapmak suretiyle iştirak ettiği ve bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 151/1. maddesinden mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; mala zarar vermek suçunun sadece Ö. tarafından işlendiği, sanık T.'ın bu suçu işlemediği kabul edilerek, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile beraatine hükmedilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy