(5237 S. K. m. 43, 53)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dairemizin 27.10.2005 günlü bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanığın aynı suç işleme kastıyla hareket ederek farklı tarihlerde yakınanın kendisi ve aile üyelerini öldüreceği, buğday tarlasını yakarak zarar vereceğini söyleyerek mektupta belirtilen yerlere para bırakmasını istemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin aynı suç işleme kastıyla hareket edilmesi nedeniyle, yasada tanımlanan suç tipine uygun tek bir fiil niteliği taşıdığı bu itibarla esasen yağma suçunda uygulama yeri de bulunmayan, 5237 sayılı TCK'nın 43 üncü maddesinde tanımını bulan zincirleme suç halinden söz edilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi,
2-Sanığın, TCK'nın 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1 inci fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A. Y. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy