(5237 S. K. m. 53, 149) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 81, 497)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanık A. A.'ın yokluğunda verilen Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2004 tarih 2004/102 esas ve 2004/261 sayılı karar, sanığın yargılama aşamasında bildirdiği adres olan Şekerpınar kalıcı konutları Jandarma Caddesi No:26/4 Tuzla/İstanbul adresi yerine sehven Şekerpınar kalıcı konutları Jandarma Caddesi No:26/5 Gebze adresine tebliğe çıkarıldığı ve adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, bu kez adres doğru yazılarak tebligat zarfının tebliğ edilmesi için Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın havalesi üzerine her iki kolluk birimi kendi sorumluluk bölgelerinde bulunmadığı gerekçesiyle tebligatları iade ettikleri, bunun üzerine Mahkeme tarafından 19.01.2005 tarihinde ilanen tebligat yapıldığı, bu durumda sanığa usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligatın bulunmadığının anlaşılması karşısında; 28.04.2008 tarihli dilekçesinin süresinde temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek ve Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2008 gün, 2008/1034 değişik iş karar sayılı, hukuki değerden yoksun olan temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Oluş ve dosya kapsamına göre; yakınan E. ve sanığın cezaevinden arkadaş oldukları, sanığın olay tarihinde gece saat 22.00 sıralarında yakınan E. G. ve kardeşi B. G.'nun oturdukları eve geldiği, silah doğrultup her iki yakınanı da tehdit ederek suça konu ev eşyaları, para ve cep telefonunu aldığı, polise haber verirseniz, sizi öldürürüm şeklinde tehdit ederek olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 497/1, 81/2-3 üncü maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 149/1-a-d-h, 53 üncü maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi ışığında 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A. A.'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy