(765 S. K. m. 258, 493) (5237 S. K. m. 142, 265) (5271 S. K. m. 326) (5275 S. K. m. 106) (5395 S. K. m. 23, 24)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık U. İ.'in önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5395 sayılı yasanın 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esas alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 142/1-b bendi kapsamında kalan hırsızlık suçundan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği düşünülmeden, 765 sayılı TCK'nun 493/1. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı 3 yıl hapis olduğundan uzlaşma hükümlerine tabi olmadığı biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile uzlaşma kurumunun uygulama olanağına yer verilmemesi,
2-) Görevlilerin yakalamak istemeleri üzerine sanık U. İ.'in, jiletle kendi boynunu kesmeye çalışmak ve bıçakla da sağ bacağını yaralamak suretiyle kendine zarar vermesi; diğer sanık E. U.'ın ise, suç işlemediğini belirtip karakola gitmek istemediğini söylemesinin memurun veya memuru doğrudan etkileyebilecek kişilere yönelik tehdit, cebir ve şiddet eylemlerinin ne şekilde oluşturduğu açıklanıp tartışılmadan eylemin 765 sayılı TCY'nın 258 (5237 sayılı TCK.nun 265) maddesi kapsamında kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-) Kabul ve uygulamaya göre de;
a- 18 yaşından küçük olan sanık U. İ. hakkında hükmedilen para cezalarının ödenmemesi halinde, hapse çevrilmeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
b- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı hareket edilmesi,
c- 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23/2. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşullarının bulunması gerektiği, ancak çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde zararın giderilmesi koşulunun aranmayabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında; diğer koşulların varlığı halinde sanık ve ailesinin ekonomik durumunun elverişli olmaması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için yakınanın uğradığı zararın giderilmesinin zorunlu olmadığı düşünülüp, sanık ve ailesinin ekonomik durumunun elverişli olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirmesini de içermeyen zararın giderilmemiş olması biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık E. U. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E. U. ve U. İ. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy