(5271 S. K. m. 170, 225) (5237 S. K. m. 53) (5275 S. K. m. 99)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınanın otomobilinin, direksiyon kutusunda bulunan kablolar sökülüp araca zarar verilerek düz kontak yapılıp hırsızlık eyleminin gerçekleştirdiği ve yakınanın şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
1-) İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık E. E. hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5271 sayılı CMK.nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianamede düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK'nın 225/1 inci maddesine aykırı davranılması,
2-) 12.02.2006 tarihli olay tutanağında, çalıntı araç kullanan sanık S. G.'in dur ihtarına uymayarak, tabanca doğrulttuğu polis memurlarının üzerine aracı sürerek polis memuru S. Ö.'ın ayağını ezdiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında; S. Ö.'ın adli raporu dosya içine konulmadan, oluşa uygun olmadığı halde, sanığın silahla kamu görevlilerine ateş açtığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) Sanıklar hakkında hırsızlık suçuyla ilgili olarak, yakınana ait olan aracın 13.02.2006 tarihli teslim tutanağında, olay yeri inceleme ekibince araştırma yapıldığı belirtildiği halde, tutanağın aslı ya da onaylı örneği dosya içine konulmadan, hırsızlığın anahtar uydurularak ya da kapı zorlanıp açılarak mı gerçekleştiği belirlenmeden eksik kovuşturmayla karar verilmesi,
4-) Sanık S. G.'in adli sicil kaydına göre Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/214 E, 2002/373 K. sayılı, 16.12.2002 kesinleşme tarihli; sanık E. E.'un Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/536 E, 2003/1631 K. sayılı, 01.03.2004 kesinleşme tarihli tekerrüre esas eski hükümlülükleri bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde haklarında, 5237 sayılı TCY'nın 58 inci maddesinin uygulanmaması,
5-) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1 inci fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi zorunluluğu,
6-) 5237 sayılı TCK'nın da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99 uncu maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E. E. ve S. G. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunmayan tekerrür hükümleriyle ilgili kazanılmış hakkın korunmasına, 07.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy