(5237 S. K. m. 31, 50, 62, 142, 145, 168) (5275 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232, 309) (YCGK. 30.01.2007 T. 2007/3-9 E. 2007/18 K.)
Dava: Hırsızlık suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d. 145, 168, 31/3, 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50/1-d maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının internet kafelere gitmesinin yasaklanması tedbirine çevrilmesine dair Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve 2005/160 esas. 2005/1004 sayılı kararının kesinleşmesi üzerine, tedbirin uygulanması için çıkartılan tebligatı almadığı ve yeni adresini Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne bildirmediği böylelikle seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediğinden bahisle 2 ay 15 gün hapis cezasının tamamının derhal infazına ilişkin aynı Mahkemenin 19/11/2007 tarihli ve 2005/160 esas, 2005/1004 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 15/04/2009 gün ve 2008/4483/22460 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/05/20009 gün ve KYB.2009/113197 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02/06/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Karar: Anılan Yazıda:
Dosya kapsamına göre.
1- 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesindeki"... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış ... bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4 maddesindeki Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır. biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanun'un 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kayden 22/09/1989 olup, suçun işlendiği 31/10/2004 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanığın kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanık hakkında verilen ek kararın savunma hakkını kısıtlar şekilde duruşma yapılmaksızın verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de:
Hükümlü hakkında Mahkemesince verilen 19/11/2007 günlü ek karar, önceki yargılama sırasında savunmanlığını yapan Av. Fatih Mehmet Tosun'a 05/12/2007 günü tebliğ edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK. nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan kararda yasa yolları,... itiraz yolu açık olmak üzere... biçiminde yasa yolunun temyiz yerine, yanlış olarak itiraz yolu olarak gösterilmiş olması ve önceki yargılama sırasında, hükümlünün savunmanlığını yapan adı geçen avukatın savunmanlık görevinin, hükmün kesinleşmesiyle son bulduğundan yapılacak tebligatın geçerli olmayacağı, yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında:
Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay'dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
Sonuç: 1- Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2007 tarih ve 2005/160-1004 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2- Sanık Mustafa'ya, anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten, temyizi halinde esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy