(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 35, 53, 58, 61, 142, 143) (5275 S. K. m. 108)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık S. Ö. hakkında, 5271 sayılı CMK'nun 231 inci Maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların olay günü gece vakti saat 02.30 sıralarında katılan Türk Telekom'a ait haberleşme kablolarını kestikleri, sinyal vericilerinin olayı işletme merkezine iletmesi üzerine kolluk görevlileri ve katılan kurum yetkililerinin olay yerine gelirken, sanıkların çaldıkları kabloları trafikte Y. T. adına kayıtlı araca yükleyerek olay yerinden 200-300- metre uzaklaştıktan sonra görülmeleri üzerine aracı terk ederek kaçtıklarının anlaşılması karşısında;
1- 02.08.2005 tarih ve 25894 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun 25.07.2005 gün ve 2005/9146 sayılı kararı uyarınca 14.11.2005 tarihli hisse satış sözleşmesiyle Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılarak özelleştirilen ve suç tarihi itibariyle özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olan katılan Türk Telekom A.Ş'ne karşı işlenen hırsızlık suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-(e) maddesine uyduğu gözetilmeden anılan Yasanın 142/1-(a) maddesiyle hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Hırsızlık suçunun tamamlandığı düşünülmeden kalkışma aşamasında kaldığı gözetilerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- TCK nun 61 inci maddesine aykırı olarak sanıklar hakkında TCK nun 143 üncü maddesinin 35 inci maddesinden sonra uygulanması,
4- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108 inci Maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıvermeyle ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık R. G. hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58/7 nci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
5- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanıklar hakkında TCK'nun 53 üncü maddesinin uygulanmaması,
6- Suçta kullanılan 34 DJC 11 plakalı aracın trafikte Y. T. adına kayıtlı olması karşısında kayıt maliki dinlenmeden aracın müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S. Ö. ve R. G.'ün temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 16.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy