(765 S. K. m. 59, 497) (5237 S. K. m. 7, 53, 61, 149) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.7.2006 tarih, 2006/5-182/182 Sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
1- Hükümlünün diğer fail M. Ş. ile birlikte yakınanın evinde geceleyin bir miktar parasını yağmalamaları şeklinde gerçekleşen eylemine uyan 765 Sayılı T.C.K.nun 497/1, 59/2. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nun aynı suça uyan 149/1-c-d-h, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 Sayılı Yasaya göre geceleyin birden fazla kişi ile konutta yağma suçunu oluşturan eylemleri sebebiyle 5237 Sayılı Kanunun 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre;
3- Yağma suçunun 5237 Sayılı T.C.K.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), ve (h) bendlerine aykırı biçimde, birden fazla kişi ile birlikte ve geceleyin işlendiği, bu sebeple aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4- 5237 Sayılı Kanunun 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 3.11.2004 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy