(5275 S. K. m. 108)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Oluş ve dosya içeriğiyle sanığa suç atması için bir neden bulunmayan yakınanın anlatımlarına göre; parasını almayı düşündükleri yakınanın önünde kavga ediyormuş gibi yaptıkları sırada sanığın, yakınanın üzerine abanarak yere düşürmesinden sonra sanığın arkadaşının yakınanın cebine eline sokarak parayı almaya çalışması biçimindeki eylemde, yakınanın mukavemetini kıracak derecede cebir uygulandığının anlaşılması karşısında; sanığın yağma suçunu işlediğinin kanıtlandığı gözetilmeden anılan suçtan hükümlülüğü yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
1-) Kabul ve uygulamaya göre de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2 nci maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan en ağır cezadan fazla olamayacağı ve en ağır ceza olan yakınan B. T.'e yönelik eyleme ilişkin ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde ilamdaki toplam cezanın tekerrüre esas alınması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. K. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy