(5237 S. K. m. 53, 58, 142, 145) (5271 S. K. m. 230, 231) (5275 S. K. m. 108)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nun 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerle Cumhuriyet Savcısının esas hakkında görüşüne yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230/1-a maddesine aykırı davranılması,
2-) Yakınana ait eve balkon kapısını zorlanıp açılmak suretiyle girildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı yasanın 142/1-b maddesi yerine, hangi bendi ihlal ettiği de gösterilmeden yazılı biçimde 142/2 maddesiyle hüküm kurulması,
3-) 5237 sayılı TCY'nın 145 inci maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1 inci maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacıyla suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
4-) Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-) Sanığın mükerrir olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Yasanın 58 inci maddesinin uygulanmasına karar vermekle yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5275 sayılı Yasanın 108/4 üncü maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıvermeyle ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık T. E. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy