(765 S. K. m. 59, 80, 81, 497) (5237 S. K. m. 7, 62, 109, 110, 149, 168) (5252 S. K. m. 5, 9)
Dava ve Karar: 1) Hükümlü A. D.'ın, suç tarihinde yakınanlar M. A. ve B. E.'yi pastaneden çağırıp konuşmak bahanesiyle karşıdaki konuta bıçak çekmek suretiyle götürdüğü, daha sonra üzerlerini arayarak yakınan M.'tan 10.000.TL (10 kuruş), B.'tan ise 125.000.TL (1 lira 25 kuruş) aldığı ve polise gitmemeleri konusunda tehdit ettiği, daha sonra serbest bırakırken yakınan M.'ın parasını iade ettiği, biraz sonra da yakınanların yanlarına gelip, B.'ın 20.000.TL. (20 kuruş) parasını iade ettiği şeklinde gerçekleşen suçtan dolayı sanığın 765 sayılı TCK. nun 497/1, 80, 59, 81/1. maddelerine göre sonuçta 15 yıl 12 ay 15 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı, hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.4.1993 tarihli kararıyla onandığı anlaşılmakla, hükümlünün yakınan M. A.'ya yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a, d, 168/3, 62; 109/2-3, a, 110. maddelerine, yakınan B. E.'ye karşı ise, 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a, d, 168/4. maddeleri yollamasıyla 168/3. (mağdurun kısmi iadeye rızasının varlığı halinde), 62; 109/2-3, a, 110. maddelerine uyduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca eylemlerin oluşturduğu bütün suçlar nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı Yasanın 5/1. maddesine göre ağır hapsin hapse dönüştürülmemesi,
3- Hükümlü hakkında uygulanan 765 sayılı TCY'nın 497/1, 80, 59, 81/1 maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan yakınan M. A.'ya yönelik eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 149/1-a, d, 168/3, 62; 109/2-3, a, 110; yakınan B. E.'ye karşı ise, 5237 sayılı TCK. nun 149/1-a, d, 168/4. maddeleri yollamasıyla 168/3, (mağdurun kısmi iadeye rızasının varlığı halinde) 62; 109/2-3, a, 110. maddelerine öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü A. D.'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 06.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy