(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 31, 35, 50, 62, 142) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232, 309, 310)
Dava ve Karar: Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık Ş. Z.'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35/2, 31/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca 3 ay süreyle temizlik hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırıma çevrilmesine, 50/6. maddesi uyarınca seçenek yaptırımın gereklerine uyulmaması halinde hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına dair Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2008 tarihli, 2008/148-461 sayılı kararının infazı aşamasında, Çanakkale Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce yapılan tebligata rağmen sanığın seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediğinden bahisle vukubulan talep üzerine adı geçen sanık hakkında verilen hapis cezasının 3 ay 9 gün olarak infazına dair aynı Mahkemenin 22/09/2008 tarihli ve 2008/148-461 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14/05/2009 gün ve 2009/5667/28863 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 01/06/2009 gün ve KYB.2009/130020 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 12.06.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Kayden 20/01/1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 29/02/2008 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 3 ay 10 gün hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımın gereklerine uygun davranılmaması halinde, bu yaptırımın hapis cezasına çevrilemeyeceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CYY'nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan istisnai bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz.
Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK. nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur.
Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CYY'nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz. İncelenen dosya içeriğine göre; Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 08.07.2008 tarihli kararın da başvurulacak yasa yolu süresinin ne zaman başlayacağı, kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmediği için ilgililerin iradesinin yanıltıldığı, gerekçeli kararın da bu açıklamaları içerir biçimde savunmana yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının bildirilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen temyiz yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden ancak bu durumda yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru mümkün hale gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2008 tarih ve 2008/148-361 sayılı kararının sanık Ş. Z. savunmanının yüzüne karşı tethim edildiği halde temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde dendiği, Kanun yararına bozmaya dayanak oluşturan ilk kararda yasa yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağının kuşkuya yer vermeyecek ve yasaya uygun şekilde açıkça belirtilmediği, bu nedenle savunmanın iradesinin yanıltıldığı gibi gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde sanık savunmanına yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Kesinleşmeyen hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından;
1- Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2008 tarih ve 2008/148-461 sayılı Kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2- Sanık Ş. Z.k savunmanına anılan kararın, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE, 14.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy