(5252 S. K. m. 9) (YCGK. 18.09.2007 T. 2007/8-125 E. 2007/186 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2003 günlü, 2002/149 esas ve 2003/119 karar sayılı hükümlülük kararı sanık E. A. tarafından temyiz edilmeksizin adı geçen sanık yönünden kesinleştiği, anılan karar aynı dosyada yargılanan diğer sanık M. G. savunmanının yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 06.12.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, hükmü temyiz etmeyen sanık E. A.'ın da yararlandırılmasına denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen anılan sanık da yararlandırılarak 06.07.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 325 inci maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını önlemek ve kararlar arasında çatışmayı önlemektir. Bu açıklamalar ışığında, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi somut olayda da 1412 sayılı CMUK'un 325 inci maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, sanık E. A. hakkında verilen 06.05.2003 tarih, 2002/149 esas ve 2003/119 karar sayılı hükümlülük kararı kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/8-125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü E. A. hakkındaki uyarlama yargılamasıyla genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık M. G. hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca adı geçen sanık (hükümlü) hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü E. A. savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy